Sen beni hiç
sevmedin.
Kendini yalnız hissettiğin anlarda,
her cümlesinde adının geçtiği sesi sevdin.
Sıradan bir günün ilk saatlerinde,
özlemlerimle büyüttüğüm seni,
bana katmak için sevgi dolu seslenişlerimi sevdin...
Sadece yüreğine dokunmak istediğim anlarda içimde kopan
fırtınalara inat sessizliğimi sevdin.
Sensizliğimi bir de!
Tüm saatlerimi gelişine kurduğum o çaresiz bekleyişlerde,
gülümseyişimi geldiğin yollara serişimi sevdin ve her gidişinde,
yüzümde beliren, sana bakmaya doymayan o küskün çocuğu sevdin.
Sen beni hiç sevmedin ki...
Bile bile yaptığın hatalarının bedelini kendime ödettiğim ve
kendim kalabilmek için verdiğim mücadelenin sana yansıyan o
isyankar tavrını sevdin...
Ve vazgeçemeyişimi!
Affedişlerimi sevdin,
ve onarışımı kendi yüreğimi bir başıma...
Sana süslenişlerimi, seni bekleyişlerimi ve adının seven birinin
sesinde yarattığı ahengi sevdin.
Sana doğru atılan adımları izlemeyi sevdin,
özlenmeyi birde...
Ama en çok bir başkasının kalbinde yarattığın kendini sevdin.
SEN BENİ HİÇ SEVMEDİN Kİ...



